“Bir mayis gecesi otururken mabedde,Ateş böceklerini seyre daldım.………………..Ateş böceklerini seyre daldım bu gece.Kendime benzettim yanışlarını,Yönsüz, yolsuz kanat çırpışlarını.Eğilmeden, güneşe özgür bakışlarını,Bir mevsimlik hayat buluşlarını.Dolunay gökte, yakamoz vurmuş dibe.Ateş böceklerini seyre daldım.”

“Bir mayis gecesi otururken mabedde,
Ateş böceklerini seyre daldım.
………………..
Ateş böceklerini seyre daldım bu gece.
Kendime benzettim yanışlarını,
Yönsüz, yolsuz kanat çırpışlarını.
Eğilmeden, güneşe özgür bakışlarını,
Bir mevsimlik hayat buluşlarını.
Dolunay gökte, yakamoz vurmuş dibe.
Ateş böceklerini seyre daldım.”

Beyazların içinde bile izlerim belli oluyor zaten de, ben seni karanlıklara kadar da izlerdim.

2012 diyorum, gelmemiş gibi diyorum. Mesela bu benim 2009’um.

Merhaba 2011 aralik, merhaba. “I’m just a dreamer I dream my life away I’m just a dreamer Who dreams of better days…” 

Böyle kızları seviyorsunuz. Sonra ağlıyorsunuz. Hadi ordan.

“but you feel so clean
well she craves affection
so i use protection
and i know she loves me
she loves everybody”

Tünaydın şarkım, tünaydın! Zaten rüyamda kundurama kum doluyordu.

“i’ve still got sand in my shoes
and i can’t shake the thought of you
i shake it all, forget you
why, why would i want to
i know we said goodbye
anything else would’ve been confused but i wanna see you again”

Boş umuda ihtiyacım var belki, neden olmasın?

“…whatever tomorrow brings, i’ll be there
with open arms and open eyes…”

Puslu havadaki kahvaltı şarkım.

“i’m paris blue, i miss you
i’m not good enough for you paris blue
i’m no good, i’m no good, i’m no good,
paris blue.”

aynı gibiyiz sanki,sen ve ben, ben ve sen aynı,o kadar içice geçmişiz ki; bedenlerimiz aynı, ruhlarımız aynı.kaçıp uzaklaşırken birbirimizden adımlarımızın sesi aynı.bağırırken sesimiz, susarken sessizliğimiz aynı.nefret ederken öfkemiz, severken titreyişimiz aynı.o yüzden farkımızı anlamayışımız bile aynı.gidişimiz bile arkamıza dönüp bakmadan işte. aynı.ayrı gayrılığımız aynı.sen yoksun artık, bak o apayrı.

aynı gibiyiz sanki,
sen ve ben, ben ve sen aynı,
o kadar içice geçmişiz ki; bedenlerimiz aynı, ruhlarımız aynı.
kaçıp uzaklaşırken birbirimizden adımlarımızın sesi aynı.
bağırırken sesimiz, susarken sessizliğimiz aynı.
nefret ederken öfkemiz, severken titreyişimiz aynı.
o yüzden farkımızı anlamayışımız bile aynı.
gidişimiz bile arkamıza dönüp bakmadan işte. aynı.
ayrı gayrılığımız aynı.

sen yoksun artık, bak o apayrı.

Bu fon müziği eşliğinde, sana şiddet uygulayayım diyorum. Ya da belki de kendime.  *Bu video bol küfür içerir. Kendisi içermese dahi, içerlediklerim içerir. Sonra hepsi içirir.

“Çekip gitsen iyi olacak şurdan.”

Bugün cuma ertesi olmasın mesela. Dün cuma değil gibi, yarın pazar olmasın.

Bugün az öl mesela. Dünkü kadar çok değil, yarından biraz çok.

Bugün çok düşünme. Dünkü kadar çok değil, yarından da biraz daha az.

Bugün çok iç mesela. Dün hiç içmemişsin gibi, yarın tadını unutacak kadar.

Bugün çok rahat uyuma. Dünkü kadar rahatsız değil, yarından da biraz daha rahat.

Bugün beni çok düşün mesela. Dünden daha daha az. Yarın aklına gelmeyeceği gerçeğini unutarak.

Bugün beni ellere verme mesela. Dünkü kadar kolayca değil, yarından daha kolay.

4 kala.

 

“Bugün senin doğum günün.”  demeni bekledim sadece. -Sade-ce.

Bugün benim doğum günüm ve ölmemi istemiş olmana dayanamıyorum.

(Source: 9gag)

Derişik Çözelti.

Ben siir okuyamam, sevmem derdim hep bilirsin. Siir sever oldum; yazdim bile yazmayi isteyerek. Geriye cekilip okudum onlari guzel bile oldular. Okudukca artik dolmaz dedigim gozlerimi bile doldurdum.Fazla gelmis olacak ki, yazdigim kagitlari bile islattim. Sonra siirleri okudugumda baskalarinin hayatlarini duslerim dedim, benim hayatimin bunlarla alakasi olmaz ki.Birden Nazim’a seni, A. Ilhan’a onu, Cemal Sureya’ya sunu hatirlattigi icin kizarken buldum kendimi.

Aglarken kizdim, kizmaya baslayinca guldum. Aklima sen geldin birden. Aglayinca cirkin oluyorsun derdin inanirdim; meger aglamami istemedigindenmis. Artik beni aglatanlar, aglayinca cok guzel oldugumu soyluyorlar. O yuzden aglamamin sonu gelmiyor, zaten kimse de sonunu beklemiyor.

Eskiden yalniz kalmaktan korkup butun isiklari acardim, muzige siginirdim, gitme korkuyorum derdim sana.Simdi seviyorum yalnizligi, isiklari kapatiyorum, muzige siginiyorum, sigaranin ucuyla aydinlaniyorum. Kimseye gitme demiyorum. Gitmeleri degil, bir turlu gelememis olmalari daha korkutucu cunku.

Buyuk sozler soylememeli insan derdim. Buyuk sozler soyledim, sonra hicbirini yapamayip kahrolunca buyuk sozler soylenir diye cevirdim. Sonra soz bile soyleyemez hale gelince, sustum. Icime dogru konusunca, yoruldum, hicbir sey yapamadim, uyustum.

Ben gidemem kimseden derdim. Senle baslayip herkesten gittim. Ben kimseyi cekemem deyip senin disinda herkesi cektim. Uzemez kimse beni dedim, senden baska herkese izin verdim.

  

best lullaby ever.